ATATÜRK

Atatürk Ve Fenerbahçe!
Atatürk ve Fenerbahçe

Atamızın hayatında 9 ve 19 rakamı hep etkili olmuştu, öyleki bu rakamlarla ilgili araştırmalar yapıldı, kitaplar yazıldı. Doğduğu tarih 1881. Bu tarih tam bir 9’ların birleşimi bölümü toplamı gibiydi. Öldüğünde ise saat 9 u beş geçiyordu. 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktı, 9.Ordu Komutanı olarak Erzurum’a atandığında birçok şeyinde temelini atmaya başlayacaktı. Bu  örnekleri çok daha fazla arttırabiliriz.

İşte yine ilginç bir tesadüf ve Atamızın Fenerbahçe ile kurduğu 9 olay…

Kulubümüzü Ziyareti;

1918..

Nedir bu tarihin özelliği…1.Dünya savaşı tüm sıcaklığı ile devam ediyor. Çanakkale boğazı geçit vermiyor, dünya tarihine altın harflerle yazılacak bir destan ve başında Mustafa Kemal…

Tüm bu hengamenin içinde cephelerden cephelere koşmaya devam edecek olan Mustafa Kemal bir iki günlüğüne İstanbul’a uğrar…

İşte tam bu sırada takdir edersinizki yapacağı onlarca işin arasına Fenerbahçe ziyaretinide ekler…

3 Mayıs 1918

Mirliva Mustafa Kemal.

Kulupte bir telaş..

Evet evet bu oydu, Çanakkalede yaptıklarıyla artık herkesçe tanınmış hale gelen Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal’i, 1907 doğumlu ve o yıllarda 11 yaşında olan Kamil Dinçay’da tanımıştı hemen. Yaptıklarıyla artık Yıldırım Orduları Komutanı ünvanını kazanan Mustafa Kemal’i yeni bir cephe bekliyordu.. Filistin.. İşte bu arada bir iki günlüğüne İstanbul’a geldi..

O zamanlarda kulüp umumi reisimiz (genel başkan) Sabri Bey, Atamızın yakın arkadaşı idi ve dolayısıyla bu ziyaretten haberi vardı. Atamız lokali ziyaret edecekti.

Kulubun lokali o günlerde Kuşdili Altıyol’daydı. (Günümüz FBD Lokalinin olduğu mevkii.) Lokal’de Fenerbahçeliler heyecanla gelişini bekliyorlardı. Büyük an gelmişti. Mustafa Kemal açık mavi gözleriyle Fenerbahçe lokalinden içeri girdi, kendisine hemen yorgunluk kahvesi ikram edildi.. Daha sonra ikinci katında kupaların olduğu bölüm gezildi ve Elkatipzade Mustafa Bey Atamıza lokalin hatıra defterini uzattı ;

ataturk

“Fenerbahçe Kulübünün her tarafta beğenilip değer verilen, ortaya çıkmış eser ve çalışmalarını duymuş ve bu kulübü ziyaret edip bu işte emeği, yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim.

Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir.

Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum.

3.5.1918 / Ordu Komutanı Mustafa Kemal.

İşte bu tarih kulübün kuruluş tarihini belirleyecek kadar etki bırakmıştı. Artık Fenerbahçe’nin kuruluş tarihi 3 Mayıs 1907 olarak anılacaktı.

Atatürk Fenerbahçe Maçında..

1925..

O yılın şampiyonu MuhafızGücü ve Bursa’da karma güçlü bir ekip kurdular..Alay komutanı böyle bir takımın karşısında Fenerbahçe’nin oynayabileceğini düşünerek kulübe öneri götürmüştü. Fenerbahçe teklifi kabul etti ama bir gün sonra İstanbul’da maçı olduğundan Bursa’ya üçünü takımı gönderebildi. (Günümüzde U-18 desek çokta yanlış olmaz.) Bu maçın sürpriz bir konuğu vardı.. Mustafa Kemal Atatürk.. O tarihlerde Bursa’da olan Atamız Fenerbahçe’nin maçını izlemiştir.. Fenerbahçe maça üçüncü takımıyla iştirak etsede sahadan 1-1 beraberlikle ayrılmıştır.

Atatürk Ve Fenerbahçe

Atatürk Fenerbahçe’nin Yaz Balosunda…

1960’lı yıllara değin Kalamış’ta ünlü Belvü Oteli ve Gazinosu vardı. Fenerbahçe burada sürekli olarak üye ve mensuplarına balolar düzenlerdi.  1927 yılında bu gazinoda tertiplenen bir yaz balosunu o sıralar İstanbul’da olan Atatürk yine koyu Fenerbahçeli olan 3. Kolordu Komutanı Şükrü Naili Gökberk Paşa ile birlikte onurlandırmış, burada Fenerbahçeliler ile geç vakitlere kadar sohbet etmiştir. Fenerbahçeli’lerin bu yaz balosu 57 yıllık o kısacık ömründe Atatürk’ün gittiği tek spor kulübü balosudur.

Atatürk ; Bunlar Bize Üstün…

1928 yılı haziranında Dolmabahçe sarayında yine bir sohbet anında sekiz kişiydiler. Atatürk, Şükrü Saraçoğlu, Necmeddin Sadak , Ruşen Eşref Ünaydın, Mustafa Necati, Kazım Özalp ( Fenerbahçe’ye üye olmadan önce), Kılıç Ali ve gazeteci İsmail Müştak spor üzerine söyleşmekteydiler. Atatürk bir ara aniden Şükrü Saraçoğlu’na doğru dönüp, “Bak onlar altı kişi. Fenerbahçeli olarak burada bir sen bir de ben varız. Bunlar 6-2 bize üstünler. Aman ayağımızı denk tutalım.” der.

Bu yukarıda yazdığım anekdot sonraki yıllarda Fenerbahçe Kulübü’ne başkan olan Şükrü Saraçoğlu tarafından nakledilmiştir.  Onunla yıllarca aynı yönetim kurullarında yakın ilişki içinde bulunan Rüştü Dağlaroğlu’na anlatılmıştır.

Atatürk ; Bende Fenerbahçe’liyim…

Aslında ziyaret, maç izlemek çok önemli donelerdi ama Atamızın bir takım tuttuğunun tek başına kanıtı olamazlardı. Eğer öyle olsaydı Güneş kulubunu tutuyor olmalıydı, çünkü iki kere ziyaret etmişti. Yada Altay’lıydı, belki Galatasaray’lıydı mektup yazdığı için, hatta Karşıyaka’lıda olabilirdi.. Ama gerçekler bununla açıklanamazdı..

Atamız müthiş bir Vatanseverdi ve hayatını bu sevgisine adadı. Tuttuğu takımda ona bu duyguları, bu hissiyatı sağlamalıydı ve bu olgularla bezeli olmalıydı tezini ortaya koymamızda çok yanlış olmayacaktır.

1928 yılının ağustos ayında ezeli rakibimiz Galatasaray’la kazananın Atanın bir büstünü müzesine götüreceği özel bir maç yapıyorduk (Gazi Büstü Kupası). Bu maç Taksim Stadı’nda 10 Ağustos 1928’de oynandı. Atatürk o sıralar İstanbul’da idi. Gündüz Büyükdere’de bir Milletvekili arkadaşının yazlığına konuk olan Atatürk, akşam üstü Dolmabahçe Sarayı’na geri dönmüştü. Henüz akşam sofrasına geçilmemiştir. O akşam Atatürk’ün sofrasının konuklarından beşi Gazi ile sohbet etmektedirler. Söz, o günkü maçtan açılır. Atatürk Akşam Gazetesi sahibi, Sivas Milletvekili aynı zamanda Galatasaray Kulübü Başkanı Necmettin Sadak’a döner ve sorar: “Bugünkü maç ne oldu?” Sadak’tan önce yine bir Galatasaraylı olan Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati yanıt vermek ister. Gazi ona  “Sen dur, sana sormadım.” der. Bunun üzerine Necmeddin Sadak  “3 – 3 berabere bitti paşam” diye yanıt verir.  Bu sonucu öğrenen Mustafa Kemal, Sabri Toprak ve Vasıf Çınar Beyler’den oluşan iki Fenerbahçeli konuğuna doğru yaklaşıp, “Ya öyle mi! Zaten burada da 3-3 berabereyiz.” demiştir. Çünkü Necmettin Sadak, Mustafa Necati’den başka orada bulunan Ruşen Eşref Ünaydın da Galatasaraylıdır.  Hemen arkasından da merakla kendisine bakan karşısındaki Galatasaraylı’lara anlamadınız mı! der gibi bir yüz ifadesiyle şu cümleyi söylediği görülür: “BEN DE FENERBAHÇELİYİM”

Atatürk Fenerbahçeliydi, Galatasaray'ı  Pek Sevmezdi

Atatürk Kulubune Yardım Ediyor…

5 Haziran’ı 6 Haziran 1932’ye bağlayan gece Fenerbahçe’mizin Kuşdili’nde ki ahşap lokalinde yangın çıkmıştı. Kulüp binamız içindeki, tarihsel fotoğraflar, tüm branşlara ait malzemeler, kulübün tüm evrakları, kütüphane   ve mobilyalar bina ile birlikte tamamen yandılar. Kısaca çok az eşya kurtarılabilmişti.

Kulübümüz yuvasız kalmıştı. Gazeteler yardım kampanyaları açtılar. Örneğin  Cumhuriyet Gazetesi her gün bağış yapanları adları ile yayınlıyordu. 20 Haziran 1932 pazartesi günü yapılan bağışlarla o güne kadarki bağış toplamının 791 Lira’yı bulduğunu Cumhuriyet Gazetesi’nden öğreniyoruz  21 Haziran 1932 Salı gününe ait 2917 no’lu Cumhuriyet Gazetesi’ni elinize aldığınızda ise 1. sayfanın sağ üst köşesinde bir haber dikkati çekiyordu. “Gazi Hazretleri Fenerbahçe’ye 500 Lira teberru ettiler.” Atamızın gönderdiği bu 500 liralık bağış miktarını lütfen küçümsemeyin ve şunu da göz önüne alın. Atatürk bu tür harcamalarını kesinlikle hep kendi maaşından, cebinden yapardı. Yani bu bir tür devlet kesesinden hovardalık değildi. Gazeteyi incelediğimizde 10-12 günde yapılan toplam bağış miktarının 791 Lira olduğu görülüyor.  Atamız tek başına 500 Lira göndermiş ve miktar bir anda 1300 Lira’ya fırlamıştır. Acaba Atatürk kendini neden bağış yapma zorunluluğunda hissetti. Bu bağış Atatürk’ün Fenerbahçe Kulübü ile bir gönül bağı, bir gönül ilişkisi olduğunun en somut bir kanıtı bence…

Yukarıda sizlere Atamızın gönül verdiği kulübüne yaptığı maddi yardımın miktarını açıkladım. Bu yardımın manevi değerinin hesaplanamaz ölçüde olduğunu söylememe gerek yok herhalde.

Atatürk: “FENERBAHÇE SU TOPU TAKIMI GELSİN.”…

Atatürk’ün Fenerbahçeli oluşunun bir başka kanıtı da ilginçtir. 1987’de  bir ziyaretimde rahmetli Rüştü Dağlaroğlu anlatmıştı. Onun ağzından sıcağı sıcağına tuttuğum notları biraz kısaltarak aktarıyorum. “Şahsi gayretlerimle Fenerbahçe su topu takımını kurdum. O zaman babam bana 5 lira haftalık veriyordu ki bu çok büyük bir meblağ sayılırdı. Ben kurduğum takım kulüpte üvey evlat muamelesi gördüğü için istisnasız bu paranın hepsini takıma harcıyordum. Zaten o zaman da kulübün gideri gelirinden fazla idi. Kulüpten bir lira yardım almadığım gibi örneğin Mahmutpaşa’dan aldığım bornozlar ve başlıklar ya çalınıyor ya kayboluyordu. İki hafta sonra yenisini almaya gittiğimde ise aynı renktekini bulamıyordum. Bu sıralarda Atatürk dinlenmek üzere Yalova’ya gelmişti. Onun onuruna Yalova’da çeşitli spor gösterileri düzenlemişler. Bir de Yalovalı gençler ile su topu karşılaşması öngörülmüştü, benim başlangıçta  hiçbir şeyden haberim yoktu. Bir gün telefonum çaldı. Arayan Su Sporları Federasyonundan Rıza Sueri Bey’di. (O dönemlerde yüzme, sutopu, yelken sporları tek çatı altında örgütlenmişti.) Rıza Sueri bana pazar günü Termal Havuzunda Atanın huzurunda müsabaka yapmaya Fenerbahçe su topu takımının gideceğini ve hazırlanmamızı söyledi. Ben şaşırmıştım. Ancak o an bir şey soramadım. İki üç gün sonra Federasyona gittim, bütün isteğim takımı Yalova’ya götürmemekti. Çünkü o dönemdeki diğer su topu takımlarının hemen tümünün kıyafetleri bizden çok daha derli topluydu. Sueri’ye ısrarla Ata’nın huzuruna böyle çıkmanın saygısızlık olacağını ve başka bir takımı Yalova’ya göndermelerini söylediğimde; “Bu imkansız, gitmek zorundasınız” diyerek bana şiddetle karşı çıktı.

Nedenini sorduğumda ise cevabı çok kısa oldu. “Elimizde değil, Gazi Paşa hazretleri öyle arzu ettiler”.

 

“Fenerbahçe Stadı Türkiye’de Atatürk’ün büstünün konmasına izin verdiği tek stat olma özelliği ve onurunu hala taşımaktadır.”

Atatürk'ün Fenerbahçesi!

Atatürk: “Büstümü Koyabilirsiniz.”…

Atatürk büstlerinin her tarafa konulması ve heykelerinin dikilmesi konusunda hassastı. Gösterişli törenlerle yurdun dört bir yanını büstler heykellerle donatmak belli ki o eşsiz kahramana ters geliyordu. Yaşamı boyunca bu tip davranışları özendirmemiş uygun bulmamıştı. İnsanlar onun fikirlerini özümsemeli devrimlerinin bekçisi olmalıydı. Ancak bu konuda istisnalardan bir tanesini Fenerbahçeliler yaşadı. Fenerbahçe Kulübü’nün 1 Haziran 1934 yıldönümü bayramında  stadına ant içerek bir Atatürk büstü koymak için istediği izini bizzat yine Atatürk kabul etmiş ve olur vermişti. Böylelikle Fenerbahçe Stadı Türkiye’de Atatürk’ün büstünün konmasına izin verdiği tek stat olma özelliği ve onurunu hala taşımaktadır.

 

Atatürk : “FENERBAHÇE KULÜBÜ VE GENÇLİK BURADA DENİZ SPORLARI İLE UĞRAŞŞIN”…

Galatasaraylı Spor Tarihçisi Haluk San 1981 yılında kaleme aldığı “Belgeleri ile Türk spor tarihinde Atatürk” adlı çalışmasının 129. sayfasında şöyle yazar:

Yıl 1937 – Atatürk bir yıl önce üç kez gittiği Moda koyunun Fenerbahçe yönündeki durumunu yerinde incelemeyi uygun buluyor ve 1937 yılı yaz aylarında yanındakilerle birlikte Kalamış ve Fenerbahçe’yi gezerek, ilgililere önemli direktifler veriyordu. Bu konu, “Türk amatör sporunun hizmetinde 20 yıl İstanbul – İstanbul Yelken Kulübü 1952 – 72 adlı broşürün ilk sayfalarında şöyle bildirilmektedir: “Büyük kurtarıcımız ATATÜRK 1937 yılı yazında Fenerbahçe’yi gezerek, yanında bulunan devlet adamlarına ve diğer ilgililere mendireğin ve diğer yarımadanın büyük bir ihmal içindeki durumunu göstererek: Mendireğin onarılmasını ve Fenerbahçe’nin, gençliğin deniz sporları ile uğraşabilmesi için merkez yapılmasını arzu ettiğini söylemişlerdir. İşte K. ATATÜRK’ün bu emirlerini gerçekleştiren kuruluş olarak haklı ve sonsuz bir övünç duymaktayız.” Atamız burada dikkat ederseniz Türk gençlerinin ya da Fenerbahçeli gençlerin demiyor. (yani burada Fenerbahçe semtinde oturan gençler kastedilmiyor. O yıllarda Fenerbahçe burnunda ya da bugünkü Fenerbahçe semtinde zaten fazla oturan yoktu. Adres net ve açıktır, “Fenerbahçe’nin, gençliğin deniz sporları ile uğraşması” ya da bunu şöyle de tanımlayabiliriz: Gençlik Fenerbahçe Kulübü’nde deniz sporları ile uğraşsın. Burada Fenerbahçeli gençler deniz sporları yapsın..! Bu söylemde doğrudan Fenerbahçe Kulübü’nün ve onun gençlerinin amaçlandığı çok açık bir şekilde görülüyor. Atamızın 1937 yılında ki “Fenerbahçe Kulübü burada (Fenerbahçe burnunda) gençliğin deniz sporları ile uğraşmasını sağlasın.” direktifi onun ölümünden yıllar sonra gerçekleşti. Cem Atabeyoğlu’nun Hisarbank Kültür Yayınları’ndan çıkan  “Atatürk ve Spor ” 1981 adlı yapıtında da aynı konu işlenmektedir.

Tüm bunların ışığında sonuç şudurki ; Mustafa Kemal’in Askerleriyiz..!

reklam

Duyurular

Tab 1 Tab 2 Tab 3
Dernekten Duyurularımız
res10964 HAYDİ FENER HAYDİ FENER HAYDİ TAM ZAMANI TAM ZAMANI ŞİMDİ

Bu hafta kan bağışı liginde 1.Sıra Fenerbahçemizin 29 Ekim 2016’da bir günde rekor kırarak girdiğimiz ve çok geride başladığımız yarışta “Her Zaman Her Yerde En Büyük Fener”sloganını gerçekleştiriyoruz. Fenerbahçe sen çok yaşat Büyüklük mazimizde İyilik kalbimizde Haydi kan bağışına Fenerbahçeliler derneği | FeDeR  

res10853 “VEFALI TARAFTAR” MEHMETÇİK BASRİ’YE

“Vefalı Taraftar” projesi kapsamında düzenleyeceğimiz bir takım organizasyonların 1. si olan; Basri Dirimlili’nin (Mehmetçik Basri) ölüm yıldönümü nedeni ile kabri başında bir anma etkinliği düzenlenecektir. Etkinliğin detayları aşağıdadır. 20.09.2017 Çarşamba günü saat: 17:30 da, Karacaahmet Mezarlığı Şakirin camii önünde buluşarak, Kabir başında...

res10655 EFSANE GERİ DÖNÜYOR !!!

2017-2018 FUTBOL SEZONU KOMBİNE KARTLARI ESKİ HAK SAHİPLERİ İÇİN SATIŞA ÇIKTI Fenerbahçemizin, 2017-18 sezonu kombine kartları için yenileme ve satış süreci başladı. 2017-2018 05.06.2017 (Pazartesi) günü başlayan yenileme süreci, 01.07.2017 (Cumartesi) günü sona erecektir. 24-25-26 ve 27 Haziran 2017 tarihlerinde Ramazan Bayramı nedeniyle kombine kartları için yenileme...

Tümünü Göster

etkinlik_takvimiHAFTALIK ETKİNLİK TAKVİMİ