Yazarlar

BEDEL ÖDEME DEĞİL, ÖDETME ZAMANI!

+ -

BEDEL ÖDEME DEĞİL, ÖDETME ZAMANI!
Hızır Hoşça

Kendimize ait stadımızın yeniden inşası için tapusunun önce yarısını, sonra da tamamını devrettiğimiz Devlet; 40 yıl süründürdükten sonra, taahhüt ettiği gibi 60 bin kişilik değil, ucubeye benzeyen bir biçimde 25 küsur binlik bir stat lütfedip kullanım hakkıyla tarafımıza devretti.

Aslında kendimize ait olan bu stadı tribün tribün yıkıp şimdiki 50 küsur bin kişilik modern haline getirdik. Öz kaynaklarımızla, sponsor destekleriyle, ama en fazla taraftarımızla birlikte…

Stadımızın hemen bitişiğinde yer alan Kenan Evren Lisesi arazisine talip olduk. Zaten depreme dayanıklılığı düşük olan, yeniden yapılması veya güçlendirilmesi gereken bu okul ve arazisi karşılığında Devletle oturup bir protokol yaptık.

Bu protokole göre; okul ve arazi karşılığında MEB tarafından gösterilecek yerlerde 3 okul yapılacak, bitirilip teslim edildikten sonra Kenan Evren Lisesi ve arazisi Fenerbahçe Spor Kulübü’ne devredilecekti.

Fenerbahçe Spor Kulübü taahhütlerini yerine getirdi ve okulları teslim etti. Sürüncemede bırakılan karşılıklı anlaşmaya daha sonra bir de spor salonu eklendi. Fenerbahçe Spor Kulübü bunu da yerine getirdi ve teslim etti.

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün taahhütlerini yerine getirmek için ortalama/yaklaşık 70 milyon Liralık bir yükün altına girdiği çeşitli rakamlar telaffuz edilerek dile getiriliyor.

Sadece arazinin üst kullanım hakkı karşılığında karşılıklı protokole bağlanarak yerine getirilen tüm taahhütlere rağmen stadımızın hemen bitişiğindeki Kenan Evren Lisesi arazisi yıllar geçmesine rağmen kulübümüze teslim edilmedi.

Bu çıkmazdan kurtulmak, belirsizliğe son vermek ve gereğinin yapılmasını sağlamak üzere kulübümüz Milli Eğitim Bakanlığından uzun zaman randevu dahi alamadı. Oyalama taktiği güttükleri belli olan Devlet kanadı, kulübün ısrarları karşısında daha fazla duramayıp randevuyu verdi ve görüşme gerçekleşti.

Sözde Milli Eğitim Bakanı olan Nabi Avcı, kulübümüzü temsilen toplantıya katılan Başkan ve yöneticilerimize araziyi devredemeyeceklerini tebliğ etti.

Henüz detayları kulübümüzce paylaşılmayan bu toplantıda Bakan Nabi Avcı’nın, yine de araziyi istiyorsak 345 milyon Lira ödeyerek bu devrin gerçekleşebileceğini söylediği iddia ediliyor. Cuma günü kulübümüzün konu hakkında gerçekleştireceği basın toplantısında bunların doğruluğu ve diğer detayları öğrenmek mümkün olacak.

3 Temmuz 2011 darbe girişimini/kumpasını yaşamış bir kulüp olarak, Fenerbahçe üzerine oyunlar oynanmaya devam edildiği açıkça görülmektedir.

Ülke genelinde birçok kulübümüze statlar yapılıp teslim edildi, birçok stat inşaatı da sürdürülmekte ve bitince kullanım hakkı ile teslim edilecek.

Mecidiyeköy’deki eski stadında hiçbir maddi hakkı olmayan, hatta kullanım hakkının sözleşme şartlarını yerine getirmeyip, kirasını bile yıllarca gereğince ödemediği için tüm haklarını kaybettiği halde burayı Devlete devretmiş sayılan Galatasaray’a 52 bin kişilik bir stadı peşkeş çekenler…

Dolmabahçe’deki İnönü Stadı’nın yıkılıp yeniden yapılması konusunda Beşiktaş’a gerekli kolaylıkları sağlayıp, inşaat izni verirken; stat arazisinin bitişiğindeki İETT arazisini yeni stat alanına katarak hibe edenler…

Anadolu genelinde sürdürülmekte olan birçok stat inşaatını tesislerin modernize edilmesi adı altında gerçekleştirirken, aslen siyasi rant peşinde koşanlar…

Bunların karşılığında ilgili kulüplerden hiçbir taahhüt talep etmeyip, neredeyse bilâbedel kullanımlarına sunan ve sunmaya çalışanlar; sizlerin, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne uygulamakta olduğunuz yaptırımlar, zorluklar, aldatmalar hangi vicdani, ahlaki ve hukuki kurallara sığıyor?!

Bir yanda; hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmeyen, kaçırdıklarından kalan vergiyi/sigorta borçlarını, kiralarını ödemeyen, milyonlarca lira karşılığında hissedarlarını ve Borsa’yı dolandıran, sportif başarı uğruna oynayacağı rakiplerinin oyuncularını ayartmak suretiyle her türlü dalavereyi çeviren… vs bir kulüp…

Diğer yanda; yaşadığı onca felakete rağmen, her türlü yükümlülüğünü yerine getirerek Devlete karşı borçlarını ödemekte olan, hukuksuz hiçbir işe bulaşmayan, zarara uğramak pahasına bütün kurumsal işlerini kitabına uygun yapan, tesislerini öz kaynakları ve camiasının desteği ile yenileyen/geliştiren, ülke sporuna hizmet için varını yoğunu ortaya koyan bir başka kulüp…

Fenerbahçe Spor Kulübü kimseden bir ayrıcalık talep etmiyor. Kendisine ait kolejinin bulunduğu araziyi ilgili ihaleye girip en yüksek meblağı vererek bedeli karşılığında satın alıyor. Topuk Yaylası’nda inşa ettiği tesisin yer aldığı, kullanım hakkıyla tahsis edilen araziyi satın almak üzere girişimlerde bulunuyor. Üniversite kurmak için gerekli tüm şartları yerine getiriyor, fakat bir türlü izin çıkmıyor. Yıllardır stadının tapusunu yeniden almak için bedeli neyse ödemeye hazır olduğunu beyan etse de Devlet buna yanaşmıyor. Stadının bitişiğindeki arazi karşılığında 3 okul ve 1 spor salonu yapıp teslim ettiği halde bu araziyi devralamıyor!

Tarihi mücadelelerle dolu bu kulüp, 3 Temmuz’da darbe girişimi/kumpası, 12 Mayıs’ta stadında toplu katliam girişimi, 4 Nisan’da suikast, 24 Nisan’da şubesine saldırı, deplasmana gittiği her şehirde benzer saldırı girişimleri ve hakaretlere maruz kalırken; bütün bunlara zemin hazırlayan, göz yuman, azmettiren ve/veya hepsini reva görerek izin veren Devlet tarafından “FENERBAHÇE IRKÇILIĞINA” tabi tutuluyor!

Türkiye Cumhuriyeti ve taşıdığı değerleri en fazla sahiplenen ve koruyan, temellerinde canı, kanı, teri, emeği olan Fenerbahçe Spor Kulübü; uygulanmakta olan belirgin Fenerbahçe ırkçılığına karşı yine de ayakta kalmaya, vakur duruşunu korumaya, toplumu geren değil dinginleştiren tavrını sürdürmeye devam ediyor.

Fakat kulüp de, Devlet de, kamuoyu da bilsin ki; Fenerbahçe Taraftarı artık bedel ödemek değil, kendisine takınılan bu ırkçı tavırlara karşı bedel ödetmek istiyor!

HIZIR HOŞÇA

Yorumlar

İsim: E-posta: Web:Yorumunuz:


reklam

etkinlik_takvimiHAFTALIK ETKİNLİK TAKVİMİ