Futbol, Genel, Öne Çıkanlar, Yazarlar, Yazarlarımız

Çoktan Giden Adam

+ -

Çoktan Giden Adam
Tolga Bilgi

Çoktan Giden Adam…

Kim bu çoktan giden adam, tabiiki Aykut Kocaman. Defalarca üzerine tartışılan, yazılan, hepimizin bildiği şeyleri söyleme niyetinde değilim aslında ama Aykut Kocaman sezon sonunda değil çooktaan gitmişti, fakat mazisinden çok iyi bildiği şampiyonluk ruhunu hiç yanında götüremedi ve futbolcularıyla son haftaya kadar bunun mücadelesini vermeye çalıştı. Ama bizim camiada şampiyon olamıyorsanız gitmeye yelken açmışsınız demektir. Ne alınamayan kupaları iki kez üst üste almanız, ne Avrupa’da yarı final oynamanız  yeterli olmaz. Eğer üç sezonun sadece bir tanesini şampiyon yapıp diğerlerini tarihin en çalkantılı döneminde, binbir entrikaların döndüğü bu zaman diliminde herşeye rağmen iki kez ikinci yapmanız yetmeyecektir yetmedide. O elleri yarı havada, belkide yarı ürkek gol sevincini yaşayan adam, içine sinerek kaç kez durabildi kulübede merak etmiyor değilim. Yada bizim içimize ne kadar sinmişti, hal böyle oluncada çoktan gitmiş belkide..

Aslolan Fenerbahçe olduğuna göre gelecek hocaya şimdiden başarılar dileyip, sonuna kadar yardımcı olmakta ilk görevlerimizden olacaktır.

Park’taki Ağaç…

Yukarda bahsettiğimiz çalkantılı dönemimizin olası sorumlularına karşı büyük bir direnç gösteren taraftarımız, Fenerbahçe’mizi belki de ölümcül bir kazanın içinden, ufak tefek sıyrıklarla çekip almıştı. Gerektiğinde çok daha fazla yapabileceğini de cümle aleme kanıtlamıştı. Gözü gibi baktı sevdasına, bu inanç ve kültür meselesiydi taraftar için. Fenerbahçe’me dokunma meselesiydi. Eğer insanların inancına, değer verdiği şeylere dokunursanız hiç ummadığınız bir anda tek bir ağaç bile olsa dikiliverir önünüzde..

Spor Kulübü Olmaktan Mutlumuyuz…

Evet evet doğru yazdım, spor kulübü olmaktan mutlumuyuz. Samimice bir soru.. Camiada bir mutsuzluk var, yolunda gitmeyen birşeyler var, bunu hissedebiliyorum. Eminim bir çoğunuzda hissediyor. Ya bir şampiyonlukla düzelecek, yada geride bıraktığımız çukurlar var bir yerlerde. Şimdi o çukurlara düşmemek için sağa sola gide gele bir hal olduk belkide. Ama şöyle biraz geniş açıdan aldığınızda kadrajı, bu kulüp son senelerde ne çok şey başarmış, tek tek saysam sayfalarca sürer. Sadece şu an aklıma gelenleri saysam yeter belkide, eminim unuttuğumda olacaktır. Sarı Melekler Dünya ve Avrupa Şampiyonu oldu, ligde şampiyonluklar yaşadılar, Potanın Kraliçeleri üst üste 8 senedir şampiyon oluyor ve son sene Avrupa Kupası Finali gördüler, Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı kupasını bir çok kez müzeye götürdüler, Erkek Voleybol takımımız şampiyon olamadığı zaman üzülür bir haldeyiz, dört kez şampiyon oldular, Türkiye ve Süper kupalarını müzeye götürdüler,Erkek Basketbol takımımız şampiyonluklar yaşadı, masa tenisçilerimiz sayısız başarılarının üzerine Avrupa Şampiyonluğunu eklediler, yelkende, boksta, atletizmde, yüzmede, kürekte  yine sayısız başarılar, madalyalar, kupalar var. O kadar çok varki  100.yılımızda kazandığımız 1134 kupa ve madalya ile Guinness Rekorlar Kitabına girdik ve çizgimizi daha yukarıya çekmeye çalıştık. Fenerbahçe Türk Spor tarihinde en çok kupa ve madalya kazanan spor kulübüdur. Birileri bu başarıları saymaya kalksa o sayana kadar 3-5 tane daha kazanırız. Olimpiyatlara en çok sporcu veren kulübüz, heleki Fenerbahçe dereağzı tesislerine gittiğimde ayrı bir keyif alıyorum. Çocuklarını voleybol, basketbol okullarına yazdırmış bir sürü aile, onları izlemenin verdiği tatlı bir heyecan içinde her hafta sonu. Alt yapı maçlarımız inanın geçtiğimiz senelere oranla çok daha iyi ve disiplinli hemen hepsi kafaya oynuyor diyebilirim. İnşallah 3-5 sene içinde oranın meyvelerini toplamaya başlayacağız. Yani dediğim gibi say say bitmez yapılanlar ve başarılanlar. Peki tüm bunlarla övünmek yerine neden bir mutsuzluk havası hakim. Yani tüm bunlar övünülecek şeyler değilse neden bu branşlarımız var, olması gerekli zaten diyorsanız en başarılı kulüp biziz derim rahatça. Aslında belkide sorulması gereken soru şu ; Tüm bu başarıların hiçbiri olmasaydı, Sarı Melekler olmasaydı, Potanın Kraliçeleri olmasaydı, hiçbirisi olmasaydı ama biz geçen sene şampiyon olsaydık şuan dahamı mutlu olurduk… Bu eminim bazıları için kritik bir soru olabilir. Sanırım hepsini aynı anda yapmak zorundayız. Buda çıtamızın ne kadar yukarılarda olduğunun bir başka kanıtı olsa gerek.

O zaman tüm bu değerlerimize sahip çıkıp onlarla heryerde bağıra çağıra övünmemiz gururlanmamız lazım. Dünyada bile birçok kulübe nasip olamayacak başarılı branşlarımıza daha çok destek çıkmamız lazım. Ben biliyorumki gıpta ile izleniyor Fenerbahçe’miz. Yeni sezonda yine her branşta sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Ve Uefa..

Uefa bizi disiplin kuruluna sevk etmiş. Aradan o kadar zaman geçti, daha hangi kanıtla, ne için kaçıncı kez bizi nereye sevk ediyorlar hala anlamış değilim. Bu artık net bir şekilde anlaşılıyorki işin özellikle Uefa kanadı belli bir lobinin işi. Bu adamlar yok olacaklarına iki senede kendilerine geldiler paniğini yaşayanların işi. Bu iş öyle bir işki, işin sonunda kimse işin içinden çıkamaz hale gelecek. Fenerbahçe adı ile çeşitli oyunlar oynamak isteyen, kendine bir şekilde menfaat sağlamak isteyen herkes cevabını gerekli alanlarda çok sert bir şekilde almıştır, bundan sonrada alacaktır. Şu bilinmelidirki ; tüm bu çelişki yumaklarının içinde Uefa’nın vereceği karar jurnallere değil, adalete, hukuka ve en önemlisi kanıta dayanmalıdır. Bunun haricinde verilecek kararlar Fenerbahçe taraftarı tarafından doğal olarak kabul görmeyecektir.

Yorumlar

İsim: E-posta: Web:Yorumunuz:


reklam

etkinlik_takvimiHAFTALIK ETKİNLİK TAKVİMİ