Futbol, Genel, Öne Çıkanlar, Yazarlarımız

Kim Bu Plzen…

+ -

Kim Bu Plzen…
Tolga Bilgi

Bir önceki yazımın sonundan devam edelim. Çeyrek final sandığımız kadar uzak değil demiştik ve şimdi çeyrek final için önümüzde bir engel kaldı.

Plzen.. Geçen yazımda belkide yanıldığım tek konu oldu diyebiliriz. Ben rakip olarak Napoli’yi bekliyordum ama rakibimiz Plzen oldu. Bence iyide oldu. Plzen elenmeyecek bir takım değil. Napoli karşısında 0-3 ve 2-0’lık net skorlarla turu geçmiş olsalarda, ilk maçta Napoli 0-1 gerideyken Cavani ve Hamsik ile yüzde yüz pozisyonları Napoli adına harcamasalardı gidişat değişebilirdi.  Pozisyon vermeyen bir ekip değiller. Daha sonra son on dakikada inanılmaz defans hatalarından yararlanıp deplasmanda Napoli gibi kupada söz sahibi olabilecek bir takım karşısında 3-0’lık bir zafer elde ettiler.

( Merak Edilenler ; Plzen deplasmanda Napoli’yi yenerken 1-0 öne geçtiğinde Plzen tribünlerinde meşale şov vardı desek çokta abartmış olmayız. Bize karşı tutumlarını bildiğimiz Uefa’nın bu konuda bir adım atıp atmayacağını gerçekten merak ediyorum.)

Plzen, Çek Cumhuriyeti Gambrinus Liga’de mücadele ediyor ve şuan ilk yarısı tamamlanan ligde 1.sıradalar. 2010-2011 sezonunu şampiyon olarak bitirdiler, geçen sezon’da ligde 3. olarak Avrupa Ligi ön eleme oynama şansı kazandılar.

3 ön eleme geçtikten sonra gruplara kalma başarısı gösterdiler. Gruplarda A.Madrid, Academica ve Hapoel Tel Aviv ile eşleştiler. A.Madrid deplasmanından mağlup ayrılıp, Academica deplasmanında berabere kalsalarda diğer maçlarını kazanarak 13 puanla grubu 1.sırada bitirerek son 32 takım arasına isimlerini yazdırdılar. Daha sonra Avrupa Ligindeki belkide en büyük süprizi yaparak, kendisinden bütçe olarak nerdeyse 10 katı büyüklüğünde Napoli’yi eleyerek rakibimiz olmayı başardılar. Toplamda Avrupa Liginde bu sezon 14 maç yaptılar. Bu maçların 11 tanesini kazandılar, 2 kez mağlup olup bir kerede berabere kaldılar. Kendi evlerinde oynadığı 7 maçıda kazandılar.

Artık iki takımında rüyalarını Amsterdam stadının çimleri süslüyor, o büyülü atmosferi yaşamayı hedefliyorlar.  Tabiiki biz daha çok istiyoruz. Bu sezon Avrupa Ligi başladığından beri 177 takım elendi. Kalan 16 takımdan birisiyiz ve son 8 arasına kalmaya bu kadar yaklaşmışken neler yapmalıyız ?

Öncelikle ilk maçımız deplasmanda olacak ve rakibimizin en güçlü yönüde bu aslında. Kendi evlerindeki tüm maçlarını süpürdüler. Maçlarını 12.500 kişilik Mesta Stadında oynuyorlar. Çek’ler için olağan bir seyirci sayısı diyebiliriz, ülkenin en güçlü takımı S.Prag’ın stadıda 21.000 kişilik. Mesta Stadında takımını çok seven ve takımla yaşayan bir taraftar grubu var. Nerdeyse her maç ayrı bir koreografi hazırlıyorlar. Deplasmanda olduğumuzu Bate maçından daha çok hissedeceğimiz kesin. Takımda bu taraftar topluluğuna uygun bir şekilde gayet disiplinli ve adı üstünde bir takım gibi oynamaya çalışıyor.

Avrupa’da tanınmış bir yıldız isimleri yok ama belkide bu onları takım yapan bir olguda olabilir. Napoli karşılaşmalarına aynı 11’le çıktılar. Hocanın taktiksel değişikliği iki maçtada 60. dakika civarlarında oldu. İki maçtada Bakos’un yerine Tecl’i oyuna aldı. Tecl tekniği güçlü ve kurnaz bir oyuncu. Oyuna girdikten sonra her iki maçtada Napoli’yi boş geçmedi. Diğer değişiklikler son dakikalarda oyunu soğutma amaçlıydı.

Böyle takım olarak oynamaya çalışan bir takıma karşı özellikle deplasmanda sabırlı oynamalıyız ve istediğimizi alana kadar savaşmaktan çekinmemeliyiz. Avantajlı skorla dönersek Kadıköy’de çok varlık gösterebileceklerini tahmin etmiyorum. Hatta bizim taraftarımızı görmek için sabırsızlanıyorlardır diye düşünüyorum. Bu durum ilk maçta onları, maçın ilk dakikalarında üstümüze saldırmaya yöneltecektir. Eğer böyle gelişirse bunu değerlendirebilmeliyiz. Maç istediğimiz gibi giderse 75. Dakikadan sonra zihinlerine Kadıköy’ün atmosferi ister istemez girecektir. Bu yüzden fırsatları harcamamalıyız. Atmosfer konusuna girdim çünkü rakibimiz diğer 14 takımdan biri olsaydı bu durum  belki bu düşünceleri bana hissettirmezdi. Chelsea, Tottenham,Zenit,Inter, Benfica gibi takımlar olsaydı başka yorumlayabilirdik, hatta Levante bile Barcelona ve Real Madrid deplasmanında oynamış bir takım. Bu takımlar için bambaşka bir atmosfer yaratmaya çalışırdık belkide, keza Chelsea maçımızı hatırlayanlar için bazen gol diye bağırmak bile bambaşka bir atmosfer yaratmaya yetebilir.  Ama Plzen bu konuda tecrübesiz ve bu durum onların kafasını birazda olsa meşgul edecektir.

Fenerbahçe’mize gelince ; Belki içinde bulunduğu psikolojik durumda buralara kadar gelebileceğimizi tahmin etmiyorduk ama diğer yandan Avrupa Ligi’ne daha önce veda etseydik herkes kıyametleri koparırdı. Takımda biraz bu şekilde oynuyor sanki. Ne zaman nasıl oynayacağımızı kestirmek güç olsada taktik olarak Webo’dan sonra, kenardan Sow ve Kuyt ile beraber oyunu önlere taşımak istiyoruz. Asıl kanatlarımız Stoch ve Krasic bize bu sene bir katkı vereceklerse şu an tam zamanıdır sanırım. Göbekte Meireles ve Topuz’la alanları daraltıp Cristian’la öndeki bu üçlüye destek vermeye çalışan bir taktiğimiz var. Son maçta Meireles cezalı olduğu için bu rolü Salih üstlendiki, sadece lafla üstlenmedi. Duran toplarda sezon başından beri uyguladığımız ön direğe Gökhan’ı koşturmaktan başka alternatiflerde olabilmeli, yada bu taktiğin bu maçlarda da işe yaramasını beklemeliyiz. Çünkü bu iki maçta duran toplar ön plana çıkabillir yada duran toplardan sekecek topları konuşuyor olma ihtimalimiz var.

Avantajımız takımın giderek form tutması ve her geçen gün mücadelelerine daha çok sahip çıkmaya çalışması. Sonuç olarak ilk maçta biraz zorlansakta turu geçen taraf Fenerbahçemiz olacaktır. Belki bu sefer biraz duygusal tarafımda ağır basmıştır tahminimde ama kafamda maçı oynatmaya çalışıyorum, Plzen’in formda olduğunu hesap ediyorum yinede bizden üstün bir taraflarını kendime anlatmaya başaramadım. Biraz Fenerbahçe ruhumla maçı oynattığımda zaten senaryo çok farklı gelişiyor. Tur bizim olacaktır, bir sonraki rakibimiz şimdiden belli değil yada başka bir maçın galibi ile oynamayacağız, çünkü çeyrek finaller için kura çekilecek.

Camiamızında ruhunu yakından bilen birisi olarak gönlünün bir yerlerinde bu kupayı daha çok arzuladığını ve bu tutumunda futbolculara yansıdığına eminim. Hatta öyle ki ; eminim bir çok taraftarımız şimdiden 15 mart’taki çeyrek final kuralarını düşünüyordur. Şu takım bunu yenerse, o takımda bize çıkarsa gibi futbol matematiği hesaplarımız şimdiden başlamıştır.

Bende öyle düşünüyor olsamda hedefe giderken heyecanımızı maç maç sahaya yansıtmayı başarabilmeliyiz. Tüm bu pozitif düşünceleri sahada tek yumruk haline getirdiğimizde zaten Plzen karşımızda duramayacaktır. Sonrası Çeyrek Final..Ama önce Plzen…

Yarı final düşündüğümüz kadar uzak değil.

 

Tolga Bilgi

@Fb_tB_

Yorumlar

İsim: E-posta: Web:Yorumunuz:


reklam

etkinlik_takvimiHAFTALIK ETKİNLİK TAKVİMİ